

Rahat bir galibiyetti; skor kimseyi yanıltmasın. Galatasaray için kıyas alınacak bir maç değildi belki ama Okan Buruk için tam anlamıyla bir “kıyaslama” maçıydı. Skordan çok, sahadaki denemeler önemliydi. Okan hoca bu maçı puan hanesinden ziyade not defteri için oynadı ve o deftere epey kalın çizgiler atılmış olmalı.
Birçok oyuncu alışık olmadığı mevkilerde sahadaydı ve bu bilinçli bir tercihti. Kazımcan’ın sol stoper olmayacağı net biçimde görüldü. Gökdeniz’in sağ bekte çözüm olmayacağı da… Almanya’da on numara oynayan bir oyuncunun Galatasaray’da sağ bek denenmesi zaten başlı başına bir deneydi. Kazımcan’ın Altay ve Ankaragücü’nde sol açık oynadığı günler ortadayken, Galatasaray’da sol bekte oynadığı maçlar harika işler yaptı.
Bu tür denemeler risklidir ama sezonun ilerleyen haftalarında yanlışta ısrar etmemek için bazen şarttır.
Galatasaray’ın son yıllardaki kronik meselelerinden biri de bu zaten: devşirme mevkiler. Kaan stoper diye geldi, orta saha oynuyor. Eren Elmalı; sol bek, sağ bek, sol açık arasında mekik dokuyor. Okan Buruk bu maçta “kim nerede olmaz” sorusuna cevap aradı. Belki yeni bir kazanç çıkmadı ama net bir gerçek ortaya çıktı: Her oyuncu her mevkiyi oynayamaz. Bu farkındalık, rahat bir galibiyetten çok daha değerlidir. Çünkü büyük takımlar deneme yaparak değil, doğru yerde doğru oyuncuyla şampiyon olur.



