

Zeytinburnu Kültür Sanat’ta, 100 Yüze İmza ve Söyleşi programının ekim ayı söyleşisi gerçekleşti. Mustafa Aplay’ın sunumuyla, 19 Ekim Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşinin konuğu Dr. Öğr. Üyesi M. Kayahan Özgül oldu. Söyleşide Özgül’ün son kitabı “Kaknusla İkarus” merkeze alınırken mukayeseli edebiyat hakkında konuşuldu.
100 Yüze İmza ve Söyleşi programında dönemin birinci söyleşisi 19 Ekim Pazartesi akşamı Zeytinburnu Kültür Sanat’ta gerçekleşti. Dr. Öğr. Üyesi M. Kayahan Özgül’ün Türk ve dünya edebiyat tarihinden verdiği örneklerle zenginleşen söyleşide mukayeseli edebiyat odağa alındı. Mustafa Aplay’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Özgül’ün mukayeseli edebiyat yazılarından oluşan “Kaknusla İkarus” adlı kitabı, dinleyicilere ikram edildi.
“Herkes tarihini kendisi inşa eder.”
Dr. Öğr.Üyesi M. Kayahan Özgül, tarihin bir inşa faaliyeti olduğunu vurguladı:
“Avrupa kendi kültürel tarihini kendisi inşa eder. Onun gerçeğe uyup uymaması da çok kederi değildir. Tarih, mutlak bir biçimde size tarihi nakletmek üzere bir görev taşımaz. Zira tarih dediğimiz, edebiyat üst şemsiyesinin altında bir anlatım biçimidir. Bu yüzden hamaset versin, şecaat versin, vatan sevgisi yüklesin, tarih şuuru kazandırsın; bütün bunlar kafidir tarih için. Tahkiye muhtaçlığını karşılayan bir şeydir tarih ve ondan çok fazla şey beklememek lazım. Herkes tarihini kendisi inşa eder.”
“Doğu’da ve Batı’da intihal, tarih içinde farklı algılanıyor.”
Özgül, intihal kavramının Doğu ve Batı’daki algılanma biçimleriyle ilgili konuştu:
“Batı ferdi yaratıcılığın teşviki için intihalin ayıp sayılmasını yeterli kullanmış. Doğu ise anonimden beslenirken tekrarı bir hürmet sevgi işareti saymış. Fuzuli’ye bayıldığım için ben de onun üzere yazınca orada bir güzellik yakalamışım. Şark işi bu. Batı’daki ise milyonlarca tablonun arasında kimsenin akıl etmediği bir şey yapıyor. Onda bir tez var. Sanatkârın küçük Tanrı olmak istediği bir yer orası.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı


